Sponsorlu Bağlantılar



Venüs neden ters döner?

esinti 30 Ocak 2011 0






Venüs neden ters döner?

Venüs Güneş Sistemi’nde güneşe uzaklık bakımından ikinci sırada bulunmaktadır. Bir diğer adı da “Çoban Yıldızı” dır. Güneş’e yörünge ve uzaklık bakımından Dünya’dan daha yakın olduğundan, sadece Güneş battıktan sonra veya doğmadan önce görülebilir. Bu yüzden Akşam Yıldızı, Tan Yıldızı veya Sabah Yıldızı olarakta bilinir. Görülebildiği zaman, gökyüzündeki en parlak cisim olarak dikkat çeker.

Venüs bunların dışında gizemli bir özelliğe de sahiptir. Güneş Sistemi’nin oluşumu sırasında oluşan açısal momentum nedeniyle bütün gezegenlerin aynı yönde dönmeleri beklenir. Bütün gezegenler saat yönünde dönerken Venüs tam tersi yönde döner. Bunun olması için Venüs’ün yörüngesini tersine çevirecek şiddette bir çarpiışma geçirmiş olması gerekir.

Bu konuda Sümerler’in ünlü Enuma Eliş destanı bizi oldukça bilgilendirmektedir. Enuma Eliş’te ilksel tanrılar Apsu, Mummu ve Tiamat’ın sırasıyla başından beri mevcut olan, doğmuş olan ve yaşam ile bereketin kızı olarak nitelendirildiklerini görürüz. Demek ki Apsu Güneş’tir. Mummu Apsu’nun en yakını ve güvenilir yardımcısıdır, bu da Güneş Sistemimizin Merkürüdür. Onların daha ilerisinde Tiamat bulunmaktadır, O ilksel anadır, onunla Apsu’nun arasındaki uzay ise boş değildir, ilksel sularlarıyla doludur. O ilksel sulardan, Apsu ile Tiamat’ın arasında, Lahmu ve Lahamu doğar. Lahmu ve Lahamu’nun Tiamat ile Apsu’nun arasında bulunması gerekir, bu da günümüzün Venüs ile Mars’ına denk gelir. (Dünya daha sonra, Tiamat bölündükten sonra onun kuzey parçasından yaratılacaktır.)

Destanın Venüs’ü ilgilendiren/ilgilendirecek kısmını özetleyecek olursak; sırasıyla Anşar, Kişar, Anu, Enki, Gaga, yani Güneş Sistemindeki Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüton yaratılır. Gezegenler yeni yaratıldıkları için henüz oturaklı bir yörüngeye sahip değildirler, birbirilerini çekmekte ve Tiamat’ı sıkıştırmaktadırlar. Apsu “tanrıların” yani gezegenlerin düzensizliklerinden rahatsızdır, niyeti onların yollarını yıkmaktır. Bunun için sadık hizmetkarı Mummu ile yaptıkları plan duyulur, bunun üzerine Ea Apsu’ya uyku dökmek üzere diğer tanrılarla bir plan yapar, Güneş Sistemi’nin aslına sadık kalan bir plan çizer ve ilksel suları üzerine lanet okur. Apsu yenilmişti. Ea, Apsu’nun tacını almıştı, artık yeni bir gezegen ancak dış uzaydan gelebilirdi.

“Derinde” yani dış uzayda, ona yörünge hareketinin, yani “kader’inin” kendisine verildiği bir bölgede oluşmuştur. Onu Güneş Sistemi’ne çeken Ea/Neptün idi. Dış uzaydan gelen Marduk yeni bir gezegendir, ateş ve radyasyon yaymaktadır. Marduk yaklaşırken “onlar Marduk’a ürkütücü şimşeklerini fırlattılar” ve Marduk “onların halesine büründü”. Buradan Marduk’un diğer gökcisimlerinin elektrik vb. yayınımrını altüst etmiş olduğu anlaşılır. Marduk dış gezegenlerin yer ve manyetik çekimleriyle Güneş Sistemi’nin iç taraflarına doğru yoluna devam eder. Marduk’un hızla yaklaşması Tiamat ve iç gezegenleri (Mars, Venüs, Merkür) rahatsız etmektedir.

Yaklaşmakta olan büyük gezegenin kütleçekimi Tiamat’tan parçalar koprmaya başlar ve on bir uydudan oluşan uydular yığını çıkar ortaya. En büyükleri Kingu’dur. Buna karşılık olarakta Marduk 7 uydu koparır kendisinden ve yaratılış destanı tüm hızıyla devam eder…

Sonuç olarak, Marduk ilk kavuşumunda yedi uydusuyla birlikte Güneş Sistemi’nin iç taraflarına doğru ilerlerken Venüs Marduk’un uydularından biriyle çarpışmış olabilir ve bu çarpışma Venüs’ün yörüngesini ters çevirmiş olabilir. Öte yandan Venüs’ün bir çarpışma geçirmiş olduğu kesindir, çünkü atmosferinde sülfirik asit bulunmaktadır. Sülfirik asidin Venüs’te kendiliğinden oluşma ihtimali ise yoktur. Sülfirik asidin Venüs’e gelebilmesi için bir çarpışma geçirmiş olması şarttır.




Yorum Yazabilirsin »